Cafe Fernando etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cafe Fernando etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2012 Cumartesi

4 tarif var teker teker geliyorlar!

Selamlar saygılar!

Ölmedim yaşıyorum, fotoğrafları hazır olduğu halde bloga girmediğim yazılarım var, tembelim kabul ediyorum..
Birazcık kendi hayatımı yaşamaya karar verdim. Dükkanımı açmak için kursa gidiyorum, yakın zamanda pasta kurslarım da başlayacak, annem bana kek kalıbı aldı!! falan filan seviniyorum.

Cafe Fernando'dan harika tariflerim vardı, onları yaptım, 8 mart yeğenimin doğum günüydü ama hafta içi olduğu için kutlayamadık. Bu akşam misafirler olacak ona hazırlandım.


  1. Buzlukta "en iyi çikolatalı dondurma" var.
  2. Hayatımda ilk kez "koyulaştırılmış süt" yaptım, hatta tattım.
  3. Yine Cafe Fernando'dan tarifini aldığım çikolatalı kekle yaptığın pasta var. Pasta konusunda başıma gelmedik kalmadı, hepsini ayrıntılı anlatacağım.
  4. Pinterest'te fotosunu gördüğüm ama tarifine ulaşamadığım, renga renga rengarenk lolipop gibi kurabiyelerden yaptım,  fotoğraftakiler daha güzel gözüküyordu kabul, ama tadı güzel oldu.


Bu kadar. :)

Hepsini ayrı postlar halinde gireceğim. Güzel tarifler var bence sizde deneyin..

Öptüm teker teker :)

18 Haziran 2011 Cumartesi

Cafe Fernando





Aslında yazının başlığı "mütevazilik böyle bir şey" olmalı :)

Daha önce Cafe Fernando ile ilgili bir yazı yazacaktım, yine sahibinin mütevaziliği ve alçak gönüllülüğü ile ilgili bir yazı olacaktı  o da, üzerinden çok zaman geçti konular değişti bende zamana bıraktım öylece...

Herkes mütevazilikten dem vurur, ben dahil ama böyle örnekleri gördükçe kendi kendime "peeeh" diyorum :))

Şimdi hayal kuralım, mesela beni Saveur Dergisi'nin ödüllerine aday göstermişler (!),  yetmemiş bir de ödül almışım... Kendime özel bir çalışma yaparım öncelikle. Açarım photoshopu, üşenmem, "Muhteşem Bukle" falan gibi  kocaman bir animasyon hazırlarım. Onu da banner yapar blogun tepesine koyarım. Yaparım yani. Bunu kutlamak için de pasta yaparım kendime, üzerinde tabii ki saveur ödülleriyle ilgili bir yazı yazar, onu da paylaşırım, tarifini falan veririm.. Aklıma ilk gelenler bunlar ama abarttıkça abartarak insanların bana destek verdiğine, vereceğine pişman ederim. Öyle olur bence :)


Adam Saveur ödüllerini aldı, hem de ikinci kez, yazısında belirttiği paragraf kısacık! O da öyle başka bir yazıdan bahsedecekken  sadece gelen desteklere teşekkür etmiş o kadar. The Independent gazetesi ödüle yer vermiş, blogta konuyla alakalı sadece link var. (!)  Sabah Gazetesi pazar günü yer vermiş, yine sadece link (!!)   Bahsetmiş ve geçmiş o kadar. Eminim bunun sebebi de desteklerimize  teşekkür etmek içindir başka hiçbir sebebi yok! 

Allah dağına göre kar veriyor derler ya, böyle bir şey herhalde :) 

Nasıl bir mütevazilik, nasıl bir özgüven.. 

Adını unuttum şimdi, önceden dikkatimi çeken olayda da, konu bir çikolata markasıydı. Denemek için numune istemiş, firma da koca koca paketleri yollamış. İçinden ihtiyacı kadarını alıp, kalanını iade etmiş. Blogta da belirtmiş, "Bu firmadan alışveriş yaparsanız lütfen benim açılmış paketlerimden de numune isteyin" (!!!)

Yemek yapmak çok güzel, blog yazmak gerçekten çok güzel ve rahatlatıcı, hepsinden önemlisi ise ufak detaylarda kişiliğini belli etmek ise inanılmaz...

Gerçekten çok fazla dikkatimi çeken konulardı, dahası da var aslında, blog takipçilerinin çoğu kadın ve bu adama resmen hasta fakat o sadece teşekkür etmekle yetiniyor. Teşekkür ederken bile çok mahcup olduğuna adım gibi eminim.. :)

Ekşi Sözlük'te adına açılan sayfada neler yazıyor görmeniz lazım, ben doğum gününün şubat ayında olduğunu oradan öğrendim :) sizde açın anlatılanlara bakın derim.. Özellikle şu :))

Uzun lafın kısası, blog dünyasında güzel sayfalara ulaşmak harika bir duygu ama bunun da ötesinde, hassas bünyelere, güzel karakterlere rastlamak mutluluk verici. Mutfakta birazcık bile başarılı olabiliyorsam bunun arkasında o inanılmaz tarifler var inanın... Açık açık anlatılmış, üzerinde uğraşılmış tarifler...  Teşekkürler Cafe Fernando